Anasayfa » Yazılarım » İlham Veren Hikayeler » Boğazı Yürüyerek Geçen Adam: Atilla Hülagü

BOĞAZI YÜRÜYEREK
GEÇEN ADAM:
ATİLLA HÜLAGÜ

Boğazı Yürüyerek Geçen Adam : Atilla Hülagü

İstanbul‘da her gün yüz binlerce farklı farklı vasıtalar kullanarak boğazın bir yarısından ötekine geçiyor; peki size vakti zamanında “boğazı yürüyerek geçen adam” da olmuştu desem???

“Boğazı yürüyerek geçen adam” tanımlaması birazcık kulağımızı tırmalıyor ve çok olası gelmiyor olsa da,

Aslında İstanbul şehrinin böylesi bir tarihi olaya da şahitlik yaptığını biliyor muydunuz?

Gerçi bu kadim şehrin tarih boyunca tanıklıkları yanında, bahsedeceğim boğazı yürüyerek geçen hikayesi elbette biraz sönük kalacaktır, 

Ancak kesinlikle ilginç bir hikâye olduğuna garanti verebilirim.

Evet, yanlış anlamadınız;

İstanbul boğazını bir adam yürüyerek geçmiş,

Hatta de işin içinde herhangi bir hile-hurda olmadan,

İşte size güzel bir Sunay Akın alıntısı…

Hile Hurda Tanımlamasının Kökeni

Hurda sözcüğü Farsçadaki “hurde” sözünden dilimize geçmiş,

Esasen anlamı “yenilip içildikten sonra geride kalan döküntüler, fazlalıklar” ‘dır. 

Buradan sebeple zaman içerisinde “kırık dökük eşyalar” anlamını almıştır.

Bu bağlamda, “Hırdavat” sözcüğü ise hurde’nin çoğuludur.

Fakat bizim “hile hurda” deyimimizdeki “hurda”nın bu “hurda” ile hiç alakası yok aslında…

Arapça’da “hile, aldatma” anlamındaki “hud’a” kelimesi, “hile” ye yanaşarak bir nevi ikileme kurmuştur.

Sözün özü, ilkin “hile hud’a” iken, zamanla halk ağzında “hile hurda” ya dönüşmüştür.

Boğazı Yürüyerek Geçen Adam Esasen Tek Değil...

2009 yılında tarihi bir olay yaşandı İstanbul’da…

Boğaz, bir uçtan öbür uca yürünerek geçildi!!!

Kentin iki yakasını deniz altından birleştiren tüp geçidin tamamlanmasıyla,

Gerçek şu ki başbakan ve bir grup insan,

Asya’ dan Avrupa’ya yürüdüler.

O yürüyüşte hiç kimse bir İstanbul efsanesinin gerçekleştiğinin farkında değildi.

Ne dersiniz,

Sarayburnu’ndan Kız Kulesi‘ne bir gizli dehliz olduğu söylencesi tüp geçit sayesinde gerçeğe dönüşmedi mi?

Ancak…

Paylaşacağım “boğazı yürüyerek geçen adam” hikayesi bu değil pek tabii ki…

İki Kıta Arası İlk Yürüyüş

Aynı şekilde, iki kıta arasındaki ilk yürüyüşün 1973 yılında Boğaz Köprüsü’nün açılışıyla yaşanıldığını sanıyorsanız,

Tek kelimeyle yanılıyorsunuz!!!

İstanbul Boğazı ilk kez suyun üstünden yürünerek geçilmiştir…

Yanlış okumadınız,

İstanbul Boğazı ilk kez denizin üstünden,

Bizzat suya basılarak,

Dalgalar arasında adım atılarak aşılmıştır.

Nasıl mı?

Boğazı Yürüyerek Geçen Adam Atilla Hülagü 'dür

Bu esnada Leonardo da Vinci‘nin Haliç’e bir köprü yapmak istediği,

Ve,

Bu önerinin dönemin Osmanlı Padişahı II. Beyazıt tarafından reddedildiği bilinir.

Ama asıl bilinmesi gereken,

Ünlü sanatçının bir hayalinin İstanbul Boğazı’nda gerçekleştiğidir,

Ki,

Bunu başaran da Attila Hülagü ‘dür…

İnsanın su üstünde yürümesini sağlayan bir ayakkabıyı Leonardo da Vinci de düşünmüş,

Hatta bunun çizimini de yapmıştır.

Ancak,

Bu ayakkabının şifresini çözen ise Attila Hülagü olmuştur.

Atilla Hülagü 'den Dünyada Bir İlk

Eşsiz güzellikleriyle iki kıtayı ayıran İstanbul Boğazı’nı 30 Temmuz 1961 günü yaptığı yedinci denemesinde başarıyla geçen Atilla Hülagü,

Kendisinden 460 yıl önce yaşayan Leonardo da Vinci’nin su üzerinde yürüyen insan çizimlerinden faydalanmıştır.

İki yıl çalışarak ortaya çıkarttığı hesaplamalara uyarak,

Baltalimanı’ndan Küçüksu’ya kadar ters akıntılarının da etkisiyle 2 bin 200 metreyi 56 dakikada ve 4 bin 452 adımla yürüyen Atilla Hülagü,

Dünya tarihine suyun üzerinde yürüyen ilk insan olarak geçti…

Boğazı Yürüyerek Geçen Adam : Atilla Hülagü

Leonardo da Vinci'nin Hayalini Atilla Hülagü Gerçekleştirdi

1452 – 1519 yılları arasında yaşayan mucit, ressam, mimar, mühendis Leonardo Da Vinci,

İnsanlık tarihine bıraktığı pek çok eserle anılıyor.

İtalyan bilim insanı Da Vinci suyun üzerinde yürüme fikrini hayata geçiremezken,

Ardından pek çok insan bu hayalin peşinden gitmişti.

Zamanın ötesindeki sanatçı Da Vinci, suyu “doğanın aracı” olarak tanımlarken suya duyduğu büyük saygı ve hayranlığı eserlerine sıklıkla yansıtmıştı.

Leonardo da vinci

İnsanlığın faydasına olabilecek eserler üretmekte kararlı olan Da Vinci,

Sel baskınlarında hatta dünyanın sonunu getirecek bir tufanda bile suyun üzerinde yürümeyi sağlayacak iki büyük ayakkabı tasarlamıştı.

Da Vinci’nin 15. yüzyılın sonlarında tasarladığı suda yürüme cihazının çizimi Milano’daki Biblioteca Ambrosiana’da görülebilirken,

Bu hayali 460 yıl sonra bir Türk deniz subayı Atilla Hülagü tarafından hayata geçirilmişti.

Bu yazıyı paylaşabilirisiniz:
PaylaşıYorum'dan Haberiniz Olsun...

Yolculuğumda benimle yarenlik etmek ve yeni paylaşımlarımdan haberdar olmak isterseniz beni takip edebilirsiniz

Diğer 66 bin aboneye katılın

İlgili Yazılar:

PaylaşıYorum'dan Son Yazılar:

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top