Anasayfa » Yazılarım » Kitap Özetleri » Kaos Teorisi ve Düzensizlikteki Güzellik

KAOS TEORİSİ
VE
DÜZENSİZLİKTEKİ GÜZELLİK

kaos teorisi kaotik sabotaj

Kaos teorisi, matematiksel bir disiplin olmanın çok daha ötesinde, aslında biraz kaotik olması gereken hayatımıza bazen bile bile sabotaj yaptığımıza dair de bir perspektif sunuyor bizlere…

Ne demek şimdi bu diyenler mutlaka olmuştur;

Demem o ki,

Kaos teorisi basit bir olayın bile büyük ve öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceği fikriyle başlar.

Ve,

Matematikteki bu teori, doğadaki düzensizlikleri ve karmaşıklığı anlamamıza yardımcı oluyor.

Peki kaos teorisi yaşantımıza nasıl sirayet etmekte, hiç düşündünüz mü?

Günlük hayatımızın her anında, aslında kaosun izlerini bulabiliriz.

Bir kahve dükkanındaki sıra, trafikteki hareketlilik, hava durumu değişiklikleri ya da gün içindeki ani kararlarımız- hepsi kaosun etkisi altında…

Hayatımıza beklenmedik renkler katan, bizleri tekdüzelikten uzaklaştıran da bu küçük, küçücük değişiklikler değil midir zaten?

Belki de bir şeyin plana uymaması, olayların beklenmedik bir şekilde harmanlanmasıdır hayatımızı daha heyecanlı ve yaşanabilir kılan şey…

Kısacası kaotik durumlar, kendi içinde anlam ve güzellik barındırır.

Bu esnada,

Kaos teorisi ile ilgili bilinen en yanlış bilgi, kaosun bir düzensizlik olduğudur.

Bilakis evrende gelişen her olay bir düzen sonucu oluşuyor,

Lakin bizlere karmaşık gelen şey bu düzenin insanlar tarafından tahmin edilemez olması…

Gerçek şu ki,

Sıkı sıkı planlar yapmak ve onlara ölümüne sadık kalmaya çalışmak bu düzenin karmaşıklığına çomak sokmak gibidir.

Bu biraz teknik girişten sonra,

Prof. Dr. Sinan Canan’ın İnsanın Fabrika Ayarları (İFA) – Beden kitabından bir alıntı ile devam edeceğim,

Çünkü,

Sinan Hoca “Kaos Teorisi ve Düzensizlikteki Güzellik” bahsini o kadar güzel anlatmış ki …

Kaos Güzeldir

Kaos, fizik ve doğa bilimlerinde günlük yaşamda bildiğimizden çok farklı anlamda kullanılan bir terim…

Zira kaos doğa bilimlerindeki anlamıyla:

  • Bildiğimiz anlamda periyodik yahut yeknesak bir düzene sahip olmayan
  • Düzensiz veya rastgele gibi gözüken
  • Ama arka planda kendi kendini organize eden kompleks bir matematiksel düzen tarafından yönetilen

sistem veya davranışlara verilen bir isimdir.

Tam bilimsel adı “kaos teorisi,

Ve,

Bu teorinin kitabi tarifi, “kompleks dinamik sistemler inceleyen bir matematik dalı” ‘dır aslında.

kaos teorisi kaotik sabotaj

1960’lı yıllarda bugün bildiğimiz anlamda temelleri atılan kaos teorisi ve ilişkili alanlar,

Tabiattaki hemen tüm sistemlerin aslında anladığımız düzen kavramından çok farklı bir şekilde işlediğini bizlere gösterdi.

Hala da yeni bulgularla bu hayret verici ve kavranması zor bilgiyi hazmetmeye çalışıyoruz.

Burada teknik detaylarına girmeyeceğimiz kaos teorisi ve kaos bakış açısının bize öğrettiği şey,

Tabiatın bildiğimiz anlamda bir “düzen” ortaya çıkartma zorunluluğu olmaması,

Hatta yeknesak düzeni her daim sabote etmesi,

Ve,

Tabiatın “rastlantısal” olmaktan öte, girift ve kaotik bir tarzda davrandığı önerisidir.

Sabotaj Kelimesinin Kökeni

Fransızcada “sabot” şeklinde yazılıp, dilimize “sabo” olarak geçen kelime esasen yekpare tahtadan oyulmuş köy çarığının adıdır. 

Günümüzde ise doktor-hemşire terliğini anlatır; gerçi artık ahşap tabanlı sabolar yerine daha ziyade Crocs terlikler kullanılıyor.

Fransızca kökenli “sabotage” fiilinin de sabo terlikler ile yakın ilişkisi var…

Bir söylenceye göre köylülerin bu tahta çarıklarla kasten gürültü çıkararak, ortalığı birbirine katarak yürümelerini anlatmak için kullanılmış.

Başka bir hikâyeye göre ise sabotaj kelimesinin kökeni,

Fransız İhtilali esnasında üretimi sekteye uğratmak amacıyla işçilerin makinelerin dişlileri arasına bu tahta terlikleri sıkıştırarak durdurmalarına dayanır.

Etimolojik köken her ne olursa  olsun “sabotaj” eyleminde bir “baltalama” fikri olduğu kesin.

Aslında “sabotaj” ‘ı grevden veya isyandan ayıran en temel özellik, bir sistemi kesintiye uğratmadan, alttan alta çökertme çabasıdır.

Örneğin…

İşçiler grev yapmak isterlerse çalışmayı doğrudan keserler.

Lakin,

Sabotaj durumunda çalışmaya devam eder,

Ve,

İşi yavaşlatarak, makineleri gizlice bozarak sistemin altını oyarlar.

Tıpkı tahta sabonun içini oyar gibi…

Kaos Teorisi Hayatımızın Her Anında İşliyor

Kaos teorisini biraz yakından tanıdığınızda hayatınızla ne kadar yakından örtüştüğünü hayretle fark etmeniz çok muhtemeldir.

Zira gerek kişisel yaşamlarımız gerekse etrafımızdaki fiziksel dünyanın “doğal” davranışları,

Çoğu zaman bizim “beklenti” ve “düzen algımız” ile uyumlu değildir.

Bugün tabiatın ana işleme mantığına biz bilimde kaos diyoruz.

Bedenlerimiz ve zihinlerimiz de dolayısıyla milyonlarca yıldır,

Kaotik bir dünyada ve kaotik koşullar içerisinde evrilip yoğrularak bugünlere gelmiş olmalı.

Bir başka deyişle kaos, zihnimizin alışık olduğu ve içinde programlandığı ana sistemdir.

İnsanoğlu analitik aklını kullanmaya başladığından beri

  • Çevresine belli bir “düzen” vermek
  • Belirsiz geleceği öngörülebilir yapmak ve
  • Bu sayede hayatta kalma şansını artırmak için,

Tüm medeniyetini bugün adına “düzen” (order) dediğimiz bir beklenti üzerine inşa etti.

kaos teorisi kaotik sabotaj önyargılar Kendini gerçekleştiren kehanet Pygmalion etkisi
Bu beklentinin bugünkü hayatımızdaki karşılıkları,
  • Saatli mesailer
  • Günün belli saatlerine denk gelen öğünler
  • Uykuya yatış ve sabah kalkış için kurduğumuz alarmlar
  • İzin ve tatil günleri, sinema veya tiyatro seansları
  • Toplu taşıma araçlarının kalkış zamanları gibi biçimlerde karşımıza çıkıyor.

Düzen Gereklidir

Elbette bunların birçoğu oldukça faydalı seçimler.

Örneğin…

Filmlerin sinemalarda “kaotik” saatlerde gösterildiğini,

Veyahut,

Uçakların havaalanına belirgin bir zamanda değil de hasbelkader herhangi bir zamanda,

Hatta herhangi bir günde indiğini düşünün.

Elbette hayatımız yaşanmaz olurdu.
 
Fakat tabiat kaos teorisi gereğince işler…

Doğa Kaosu Sever

Mesela kışın soğuk, yazın da genellikle sıcak olur,

Ancak,

Doğanın kuralları içerisinde yemek bizdeki gibi saatli gelmez.

Havanın nasıl olacağı çok önceden belli olmaz.

Gerçek şu ki,

Hala günümüzde ancak en fazla 5-6 günlük isabetli hava tahmini yapabiliyoruz.

Tehlikenin ne zaman geleceği çok önceden kestirilemez.

Kısacası tabiat,

Bizim algımıza göre “düzensiz” ‘dir.

kaos

Düzenli bir hayat yaşayan insanlarda bile,

Bazen hiç olmayacak saatlerde acıkma, cinsel arzuların uyanması yahut şöyle tatlı bir uyku basması söz konusu olabilir. 

Bedenimiz de öyle saat gibi çalışmaz pek, buna hepimiz aşinayızdır.

Zira bu beden ve bu zihin,

Biz ne kadar düzenli ve sistemli yaşarsak yaşayalım temelde kaotik bir tabiata sahiptir.

Kaos Teorisi Hayatımıza Nasıl Sirayet Ediyor?

Günlük faaliyetlerimizde ve zihinsel süreçlerimizde rutinden kaçınmamız,

Arada bir sistemi şaşırtacak beklenmeyen değişikliklere izin vermemiz gerekir.

Az, çeşitli ve aralıklı yemeyi ele alalım.

Yemek listenizi incelikli bir şekilde tasarlayıp sıkı sıkıya buna bağlı kalmanız,

Her gün aynı saatte mesai yapar gibi belli yiyecekleri tüketmeye çalışmanız,

Bir süre sonra bedeninizde ve zihinsel donanımınızda stres oluşturabilir.

Çünkü,

Metabolik hızınız, besleyici maddelere olan ihtiyacınız, ağız tadınızdaki değişimler birçok faktöre bağlı olarak kaotik bir biçimde değişiklik gösterebilir.

Bazen uyku saatlerinizi değiştirin.

Bazen kahvaltıyı atlayın.

Kimi zaman akşam, kimi zaman öğlen yemeyin.

Birkaç gün vejetaryen, birkaç gün vegan olun, ardından da birkaç gün de et ve hayvansal ürünlerle beslenin…

İyi Olan Şeylerin Bile Ölçüsü Olmalı

Her gün aynı şeyleri yemek,

Her gün aynı şeyleri yapmak,

Bedenimize ve zihnimize pek iyi gelmez.

Yaptıklarımız kitabi olarak bize “iyi geldiği bilinen” şeyler olsa bile…

Örneğin…

Hareket iyidir,

Ancak spor salonlarında keyfiniz yerinde olsun olmasın,

Her gün kendini aynı performansı göstermeye çalışmak,

Bedeninizi aşırı zorlayan ve sağlıklı olacağım derken belki de sonumuzu hazırlayan kötü alışkanlıklarımızdan birisidir.

Özetle,

Ne yaparsak yapalım, rutinden kaçınalım;

Kaos teorisi örüntülerini hayatımıza davet edip,

Onu kullanmanın yollarını öğrenelim.

İnsanoğluna arada bir kaçamaklar, arada bir ihmalkarlıklar da lazımdır.

Fazla programlı ve yeknesak bir yaşamın,

Ruh ve beden sağlığımız üzerinde uzun vadede sorunlara neden olabileceğini lütfen aklınızdan çıkartmayın…

Bu yazıyı paylaşabilirisiniz:
PaylaşıYorum'dan Haberiniz Olsun...

Yolculuğumda benimle yarenlik etmek ve yeni paylaşımlarımdan haberdar olmak isterseniz beni takip edebilirsiniz

Diğer 66 bin aboneye katılın

İlgili Yazılar:

PaylaşıYorum'dan Son Yazılar:

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top