Tarih

14 Mart Tıp Bayramı ‘nın Gizli Kalmış Destanı

14 Mart Tıp Bayramı ‘nın Gizli Kalmış Destanı

Eski bir steteskop görürseniz, durun ve ona iyi bakın! Çünkü o soğuk metalin içinde, bağımsızlık ateşiyle yanan gencecik yüreklerin atışı gizlidir. Sahi, 14 Mart Tıp Bayramı neden kutlanır hiç düşündünüz mü? İşgal altındaki İstanbul'da, iki kule arasına çekilen bir bayrakla başlayan ve Sivas Kongresi'nde Atatürk'e "Ya İstiklal Ya Ölüm" dedirten 18 yaşındaki Tıbbiyeli Hikmet Boran'ın o muazzam direniş hikayesini, gelin yeniden keşfedin!

Aşık Veysel Gözlerini Nasıl Kaybetti?

Aşık Veysel Gözlerini Nasıl Kaybetti?

Aşık Veysel’in gözlerini kaybetmesi sadece bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda bir toplumun ihmal ettiği sağlık politikasının aynasıydı. Çiçek hastalığına karşı aşı zorunluluğu Osmanlı’da yasa haline gelmişti, ama Veysel’in yolu başka bir kadere yazılmıştı. Peki, gerçekten yazılmış mıydı? Bu yazıda sadece bir aşıyla engellenebilecek bir körlüğün arkasındaki hikâyeye ışık tutuyoruz...

“Neme Lazım” Dediğin Gün Başlar Yıkım

“Neme Lazım” Dediğin Gün Başlar Yıkım

"Neme lazım” sadece iki kelime değil. Bazen bir toplumun çöküşünün sessiz habercisi. Peki Kanuni Sultan Süleyman, bu sözü ilk duyduğunda ne düşündü? Yahya Efendi’nin mektubu neden yüzyıllar sonra bile içimizi acıtıyor? Taşlar konuşurken biz neden susuyoruz? Gelin bu yazıda sadece tarihi değil, kendimizi de okuyalım…

Samir ile Muhammed ‘in İlham Veren Hikayesi

Samir ile Muhammed ‘in İlham Veren Hikayesi

Kör bir genç ve yürüme engelli bir cüce… 135 yıl önce başlayan bu eşsiz yol arkadaşlığı, gerçek bir “birlik olma” hikâyesi. Peki, farklı inançlara sahip iki insan nasıl aynı yolda yürüyebilir? Samir ile Muhammed’in ibretlik öyküsü, sadece geçmişe değil, bugüne de ışık tutuyor. Onların hikâyesi, sana da bir şey anlatıyor olabilir… Ne dersin, okumaya hazır mısın?

Gölge Etme Başka İhsan İstemem

Gölge Etme Başka İhsan İstemem

Diyojen’in Büyük İskender’e söylediği “Gölge etme, başka ihsan istemem” sözü tarihte iz bırakmış bir kanaatkârlık örneğidir. Bu kısa ama derin diyalog, felsefede stoacılığı, sade yaşamı ve gerçek özgürlüğü simgeler. Gölgesiz bir yaşam, belki de en büyük özgürlüktür. Bu yazıda bu unutulmaz sözün anlamını ve günümüzdeki yansımalarını birlikte keşfediyoruz.

Chopin ’in Hastalığı ve Sessiz Feryadı

Chopin ’in Hastalığı ve Sessiz Feryadı

Chopin’in melodileri romantik bir tutkudan öte, gizli bir hastalığın yankıları olabilir mi? Kistik fibrozis ve temporal lob epilepsisi, onun notalarında nasıl izler bıraktı? Bu yazı, müziğin ardındaki bedensel çığlığı keşfetmeye davet ediyor. Chopin neden ağlıyordu? Belki de bu sorunun cevabı, piyanonun içindeki görünmeyen canavarlarda saklıdır…